ANASAYFA
BAŞLARKEN
ARAÇ VE HAZIRLIK
ROTA
ÜLKELER
YOL İZLERİ
FOTOĞRAF GALERİSİ
DESTEKÇİLER
BEN KİMİM?
İLETİŞİM
Turkce English
ETAP1 : ASYA
ETAP2 : KUZEY AMERİKA
ETAP3 : GÜNEY AMERİKA
ETAP4 : AFRİKA
ETAP5 : AVRUPA
ETAP6 : FİNAL
 
ÜLKELER ...
ABD
Güncelleme Tarihi: 25.2.2011
Gün: 660
Yapılan Yol: 61542 km.


İLK YAZI
ÖNCEKİ 2 SONRAKİ
SON YAZI
Savannah’ya varışımın üzerinden tam bir hafta geçmiş olacak, şu cümleyi yazıyor olduğum andan yaklaşık 14 saat sonra. Bu bir haftada kayda değer hiçbir şey olmadı, dersem çok da abartmış olmam. Önce hafta sonu tatili, hemen arkasından Presidents’ Day derken, zaten şehre geldiğim günü takip eden 3 gün boş, Savannah sokaklarını arşınlayarak geçti. Salı gününden itibaren başlayıp, bugüne kadar süren çaresiz çırpınışlar da, Amerikan gümrüğünün ağır işleyen çarklarına karşı pek bir başarı sağlayamadı. Her yerde böyle değil, eminim ama, en azından Savannah’da bu çarkların ağır döndüğünü tahmin ediyorum; eğer, CBP’nin (Customs and Border Protection, Gümrükler ve Sınır Koruma) bana özel bir ‘gıcığı’ yoksa.
Yüreğime su serpen tek şey Lando’nun, USAD (Birleşik Devletler Tarım Departmanı) tarafından yapılan muayenesinde karantinaya takılmamış olması. Şimdi ise, ikinci muayeneyi, yani CBP’nin muayenesini beklemekteyim. Dün sabah yaptığım müracaatta görevli, yalnızca konşimento ve pasaportumun fotokopisini alıp, bana muayenenin öğleden sonra biteceğini ve konteynerin büyük olasılıkla saat 3’ten sonra serbest olacağını söylemişti. Saat 16:30 itibariyleyse konteyner daha muayeneye bile girmemişti.
Yazıyı yazarken, bir yandan da iş yapıyor olunca, bir önceki satırda yazdığım bile güncelliğini yitirebiliyor. Biraz önce CBP’yi aradım ve muayenenin ancak Pazartesi tamamlanabileceğini söylediler. Bu gidişle, Los Angeles’ın rekorunu kırmam, umarım. Yani, en uzun süre kaldığım ABD şehri unvanıyla ilgili rekoru…
Afrikalı Amerikalılar
Siyahi Amerikalılar’ın renkleriyle anılması artık ciddi olarak ırkçılık sayılıyor ve etik kabul edilmiyor. ‘Afrikalı Amerikalı’ günümüzde kabul gören bir deyim. Tarım alanında köle olarak çalıştırılmak üzere yurtlarından zorla koparılıp getirilen ve çoğu yolda hayatını kaybeden Afrikalılar’ın Yeni Kıta’yla tanışmalarının tarihi yoğun olarak 15. yüzyıla kadar uzanıyor. Savannah’nın bulunduğu Georgia Eyaleti de, bu ırkın ABD’de çokça yaşadığı yerlerden. Otelimin bulunduğu yere çalışan 14 numaralı Abercorn otobüsüne bindiğimde, otobüsteki tek farklı renkteki insan oluyorum, genellikle. Daha binerken güler yüzlü şoför hanımın (genellikle otobüs şoförleri bayan) şen-şakrak ve esprili karşılamasından sonra, şehre (ya da dönüyorsam, otele) gidene kadar etrafımda konuşulanları anlamam mümkün değil. Ağdalı, kendine özgü ve melodik bir lehçeyle konuşulan Afro-Amerikan İngilizcesi, en korkulu rüyam. Çünkü, neredeyse hiçbir şey anlamıyorum. Birisi bir şey soracak da, anlamayacağım diye ödüm kopuyor. Güzel bir şarkı dinliyor gibiyim, tek bir kelimesini bile anlamadığım…
Dün CBP’nin Operasyon Merkezi’ne gitmek için bindiğim takside (otobüsle gitmenin mümkün olmadığı kadar sapa bir yerdeydi), Gregory’nin (taksi şoförü) yanında oturan 4 yaşındaki Keith’le (anneannesi, o gün işi olduğu için Keith’i okula götürmesi konusunda Greg’den yardim istemiş) anlaşmakta oldukça zorlandım. Sevimli Keith’in söylediklerinin bir kısmını defalarca tekrar ettirdiğimi gören Greg, tercümanlık görevini üstlenmek zorunda kaldı. CBP’de kısa süren işim boyunca beni bekleyen arabaya tekrar bindiğimde (taksiyi göndermedim, yoksa dönüş için bir yenisini bulmakta çok zorlanacaktım, eminim) Keith, kendisini anlamamakta ısrar eden bu adamın sağır olduğuna hükmetmiş olacak ki, yanıma oturmayı tercih etti; belki sesini daha iyi duyurur ümidiyle.
Bu güne kadar 15 ilâ 27°C arasında, açık ve az bulutlu seyreden hava durumu değişti. Kahvaltıdan sonra başlayan ve halâ devam eden yağmurda dışarı çıkmam imkansız. Uyanıklık ya, şemsiye ve yağmurluğum da arabayla geldiler; halâ ulaşamadığım arabamın içindeler. Fotoğraf makinelerim, yağmurluğum, şemsiyem ve giysilerim. Bu yüzden, beklerken ha bire çamaşır yıkamak zorunda da kalıyorum.
Hepinize uyanık kalacağınız, ama böyle ‘uyanıklıklar’ yapmayacağınız günler dilerim.
Sağlıcakla…
Ali Eriç
25 Şubat 2011; Savannah / Georgia
Anasayfa | Başlarken | Araç ve Hazırlık | Rota | Ülkeler | Destekçiler | İletişim


Facebook Paylaş