ANASAYFA
BAŞLARKEN
ARAÇ VE HAZIRLIK
ROTA
ÜLKELER
YOL İZLERİ
FOTOĞRAF GALERİSİ
DESTEKÇİLER
BEN KİMİM?
İLETİŞİM
Turkce English
ETAP1 : ASYA
ETAP2 : KUZEY AMERİKA
ETAP3 : GÜNEY AMERİKA
ETAP4 : AFRİKA
ETAP5 : AVRUPA
ETAP6 : FİNAL
 
ÜLKELER ...
Güney Afrika Cumhuriyeti
Güncelleme Tarihi: 22.11.2011
Gün: 930
Yapılan Yol: 103881 km.


İLK YAZI
ÖNCEKİ 2
SON YAZI

Güney Afrika’ya başlamadan veda!

Kısa bir önsözle, daha doğrusu, arabayla dünya seyahati yapma gafletinde bulunmuş bir kişi olarak, kısa bir tavsiye notuyla başlayayım. Çoğu izleyen ve tanış, yaptığımın büyük cesaret gerektirdiğini söyler. Cesaret gerektirdiği kesin ama, herkesin kastettiği anlamda değil. Benim kastettiğim cesaret, böyle bir seyahati yaparken -mecburen- muhatap olmak zorunda kaldığınız deniz nakliye firmaları, onların acenteleri ve bu işle ilgili diğer bilcümle zevatla savaşmak için gösterilen cesarettir. Başta böyle bir cesaret gerekliliğinin farkında olmamakla birlikte, ilk olarak Lando’nun Vladivostok’tan (Rusya) Vancouver’a (Kanada) -plânlanan- nakliyesiyle hafifçe tanışmıştım, bu işlerle. Önceki Turafrika seyahatimin sonundaki nakliyeyi saymıyorum; gayet acısız gerçekleşmişti. Acılı tecrübelerin -belki de- en ağır olanını, -plânlanmamış ve mecburî- Meksika ‘ara soğutmasında’, Lando’nun Türkiye’ye gönderilmesinde, orada yaşadım. …ve ondan sonraki ‘yeniden başlangıç’ nakliyesi, arkasından Panama-Kolombiya -plânlı- nakliye falan derken, sonunda şunu öğrendim: Böyle bir işe kalkıştıysanız, yukarıda saydığım zevattan ve onların -her seferinde- dest-i izdivâcınıza talip olması (ve bunu mutlaka elde etmesi) şeklindeki -kaçınılmaz- sondan kurtuluşunuz yoktur. En iyisi, bu kaçınılmaz süreci zevkli bir hale getirmek için yüzüstü uzanıp, olabildiğince ‘keyif almaya’ bakın. Yoksa hayatınız ve seyahatiniz -benimki gibi- zehir olabilir. Tabii, ‘keyif almak’ derken, bunu alışkanlık haline getirmemek gerek. Ya da, tercih sizin!
Pazar günü size veda ettikten sonra, Pazartesi sabahı işler tıkır-tıkır yürüdü. Bu ‘tıkır-tıkır’ sesi işlerin yürümesi esnasında çıkmıyordu, yanlış anlamayın. İşlerin tamamlanması ardından, arabanın serbest bırakılması öncesinde ödemem için önüme sürülen iki adet KOLLL gibi (pardon!) fatura için para sayarken çıkan tıkırtılardı bunlar. Acıdı, tabii. Neyse! Bu konuyu fazla uzatmayalım. Şu kadarını söyleyeyim ki, seyahatin bu aşamasını atlattığıma ne kadar sevindiğimi bilemezsiniz. Bundan sonra artık deniz nakliyesi yok. Ha, diyeceksiniz ki “Afrika’dan Avrupa’ya nasıl geçeceksin?”. O iş kolay; Cebelitarık’ı feribotla geçiyoruz.
Öğle saatlerinde Lando’yu depodan çıkardım. Buenos Aires’te konteynere yüklemek için -hayli- düşürdüğüm arka lastik havalarını kompresörle şişirdikten sonra, ilk benzinciden de mazot ikmalini yaptım. Yakın zamanda burada (Cape Town) bir süre yaşamış olan Türkiye Land Rover Grubu’ndan Bahadır’ın tavsiyesi bir Land Rover servisine uğrayacağım ki, ufak tefek bakım ve tamirat işlerini halledeyim. Ne mümkün! 6 Ocak’a kadar dolularmış. Arka sokaklarında bir başka servise yönlendirdiler. O da en erken Cuma alabilirmiş. Bu doluluğun sebebi ise yaklaşmakta olan Noel tatili, tabii. Herkes kendini ve arabasını, o uzun tatilde çıkacağı seyahate hazırlıyor. Malûm, buralarda yaz başlamakta. Hayırlı işler olsun, ne diyeyim! Eve dönüyorum.
Ertesi sabah, serviste yaptırmayı plânladığım işlerin bir kısmını (elzem olanlarını) kendim, apartmanın bahçesindeki park yerinde yaptım. Sonra da lâstikçiye, Lando’ya yeni ‘pabuç’ almaya gittik. Saat 2 sularında işimiz bitmiş ve yola çıkmaya hazır durumdaydık.
Her ne kadar Güney Afrika’da fazla oyalanmak niyetinde değiliz. Bu civarda görülecek şarap bağları, Ümit Burnu ve Garden Route dışında fazla bir şey yok. Onlar da Buket’e çok ilginç gelmedi. Bense, önceki seyahatin (www.turafrika.com) sonunda görmüştüm bunları.
Namibya sınırına varmadan önceki son gecemizi, kuzeydeki Clanwilliam kentinin hemen yanında bulunan Ramskop Doğa Koruma Alanı içerisindeki kamp yerinde geçirdik.

Baraj gölü kıyısında kahvaltı
16 Kasım Çarşamba akşamüzeri, Noordoewer sınır kapısından Güney Afrika’yı terk ettik.
Bu yazı, Güney Afrika’nın kalan kısacık öyküsüne yetecek boyutta oldu. Bundan sonraki Namibya yazısı ve sonrasında ‘gerçek Afrika’ hikâyelerimizi okuyacaksınız.
O zamana kadar, kalın sağlıcakla.
Ali Eriç
Anasayfa | Başlarken | Araç ve Hazırlık | Rota | Ülkeler | Destekçiler | İletişim


Facebook Paylaş