ANASAYFA
BAŞLARKEN
ARAÇ VE HAZIRLIK
ROTA
ÜLKELER
YOL İZLERİ
FOTOĞRAF GALERİSİ
DESTEKÇİLER
BEN KİMİM?
İLETİŞİM
Turkce English
ETAP1 : ASYA
ETAP2 : KUZEY AMERİKA
ETAP3 : GÜNEY AMERİKA
ETAP4 : AFRİKA
ETAP5 : AVRUPA
ETAP6 : FİNAL
 
ÜLKELER ...
Gürcistan
Güncelleme Tarihi: 31.5.2009
Gün: 25
Yapılan Yol: 5210 km.


İLK YAZI
ÖNCEKİ 5
SON YAZI

 Son, son, kesin son…

Tavuğun malûm bir tarafı tövbe tutmazmış. Ben de, sınırdan çıkmadan yaptıklarımı size anlatmadan duramadım.
Gürcistan’ın son bölümünden hemen önce bir açıklama yapma gereği doğdu; bir önceki yazımda bahsettiğim Azerbaycan sınırından geri dönmemle ilgili gelen çeşitli mesajlar üzerine… Bu sorun, tamamıyla benim hatamdan kaynaklanıyordu. Yola çıkmadan önce, Azerbaycan için vize gerekip gerekmediğini, yalnızca çalıştığımız turizm acentesinden sorarak öğrenmek gibi bir gaflette bulundum; Azerbaycan Büyükelçiliği ya da Konsolosluğu’nu aramaya gerek duymadan. Azerbaycan vizesi, havayoluyla gidildiğinde, Baku Havaalanı’ndan alınabiliyor. Ancak, karadan seyahat edenler için vizenin önceden alınması gerekiyor. Bu daha önceden de böyleymiş, halâ da böyle. Yoksa, son zamanlarda Türkiye’nin Ermenistan’la yakınlaşma politikasının yarattığı bir sonuç değil.
Pazartesi günü Akşam, Dodo’nun müşterilerinden olan 4 kişi yemeğe çıktık; seyahatimin en pahalı yemeği idi (diğerlerini bilemiyorum). Yemeğe katılanlar; İngiliz Tiffany, onun New York’tan arkadaşı April, Vespa’sıyla (Cenk,özellikle sana ithaf ediyorum bunu) dünyayı gezen Fransız Jean-Yves Pignal ve ben. Fotoğrafını da -eğer April sonradan göndermeyi unutmazsa- ekleyeceğim.
Jean-Yves’in hikayesini kısaca söyledim. Ayrıntılarını www.audeladufarghestan.fr adresinden edinebilirsiniz. Bu arada, Farghestan, hayali bir ülkeymiş! Tiffany’ninki ise daha ilginç. Bir BMW enduro ile dünyayı -genellikle- tek başına dolaşan bir bayan. Tövbe estağfurullah! Dur bakalım, daha nelerle karşılaşacağız. Onun da hikayesi www.tiffanystravels.co.uk adresinde var. Öğleden sonra Tiffany, motorundaki bir tekleme ve ters çalışma sorunundan bahsediyordu: tipik, ya ateşleme, ya da benzin-hava karışımı problemi. O ise benzin filtrelerinden kaynaklandığını düşünüyor. Sandro’yu aradım, yardım istemek için. Tiffany’e motosikletiyle ilgili yardımcı olabilecek birkaç yer tarif etti. Dodo’nun yardımıyla nereye gitmesi gerektiğini öğrenip, Tiffany’i gönderdik.
Şimdi sıra Sandro’da! Kimdir bu Sandro? Svaneti’den, arabam -yine- çamurdan görünmez halde dönerken, Tiflis’e girmeden yıkamaya girdim. Benim kısrak (hadi, böyle diyelim artık) yıkanırken, bir Cherokee Sport, 8 silindirinin horultusuyla köşede belirdi. Son anda yön değiştirip yıkamacıya, benim yanıma gelip durdu. İçinden inen genç bir çocuk, kendini tanıtıp, arabanın benim olup olmadığını sordu; son derece düzgün bir İngilizce’yle… Yolunu, arabayı görüp değiştirmişti. Bir off-road hastasıyla karşı karşıyayız. Bana, Tiflis’teki off-road kulübünden, yaptıklarından, yarışmalarından bahsetti. …ve Land Rover merakından… Bir süre, birbirimizin dilini son derece iyi anladığımız konulardan konuştuk. Bana, ihtiyacım olabileceğini söyleyerek telefonunu verdi, benimkini aldı ve ayrıldık. Benim “kısrak”ın da işi bittiğinden, ben de şehre doğru yola koyuldum. Rotamız aynı olduğundan bir süre, birbirimize “off-road’çu” selamı vererek birbirimize yol verdik. Sonradan, benim sayfamı incelediğini ve arkadaşlarına da tavsiye ettiğini belirten bir e-posta aldım, Sandro’dan. Böylece bir off-road dostluğu başladı. …ve işte sonradan Tiffany’nin sorunu için Sandro’ya ihtiyacımız oldu.
Salı günü, yani 26 Mayıs Gürcistan’ın milli bayramı: Bağımsızlık Günü. Yani bugün tatil. Ama, bu yıl bu bayramın bir başka özelliği var; daha önce söylemiştim. Muhaliflerin şimdiki başkan Saakaşvili’ye verdiği süre bugün doluyordu. …ve doldu. Bir şey oldu mu? Hayır. Muhalifler, Tiflis’in Dinamo Stadı’nı doldurdu; yaklaşık 80,0000 kişi. Konuşmalar, tezahüratlar… Ardından, büyük bir çoğunluk, stadyumdan Rustaveli Caddesi’ne kadar yürüdü (bu arada ben de, Acar Gazeteci olarak oradaydım). …ve sessizce dağıldı herkes.
Öğleden sonra eski Tiflis’e son kez gittim, fotoğraf çantamla birlikte. Tesadüf, geçenlerde rock festivali düzenlenen meydanda bu sefer de çiçek festivali var. Ben de böyle fotoğraflar çektim işte:
      
      
 Çarşamba sabahı saat 09:30’da elçiliğin önündeydim. 10’da açıldığında üçüncü kişi olarak girdim içeri. Konsolos yardımcısı, davetiyenin henüz gelmediğini söyledi. Birkaç kez telefon görüşmesi ve uzun süreli beklemeden sonra akşam saat 18:30’da -artık davetiyenin geldiğinden mi, konsolos yardımcısının halime acıdığından mı, bilemiyorum- vizeyi aldım. Durur muyum? Doğru sınıra. Saat 19:30 gibi Gürcü sınırına girip, sorunsuz, kısa bir kontrolden sonra Azerbaycan tarafına geçtim. Bakalım, Azeri sınırı da böyle rahat olacak mı?
Anasayfa | Başlarken | Araç ve Hazırlık | Rota | Ülkeler | Destekçiler | İletişim


Facebook Paylaş