ANASAYFA
BAŞLARKEN
ARAÇ VE HAZIRLIK
ROTA
ÜLKELER
YOL İZLERİ
FOTOĞRAF GALERİSİ
DESTEKÇİLER
BEN KİMİM?
İLETİŞİM
Turkce English
ETAP1 : ASYA
ETAP2 : KUZEY AMERİKA
ETAP3 : GÜNEY AMERİKA
ETAP4 : AFRİKA
ETAP5 : AVRUPA
ETAP6 : FİNAL
 
ÜLKELER ...
Türkiye
Güncelleme Tarihi: 3.4.2009
Gün: 0
Yapılan Yol: 0 km.


İLK YAZI
1 SONRAKİ
SON YAZI

“O gün” yaklaşırken…

Planladığım yola çıkış tarihine (ki, 11-12 Nisan gibidir) 4 haftadan az bir süre kalmış olmasına rağmen, daha her şey havada, her şey dağınık ve hiçbir şey eksiksiz değil. Web sitesi tamamlanamadı; çünkü benim yazıları bitirmemi, arabanın son halinin fotoğraflarını göndermemi bekliyorlar. Araba son haline gelemedi; çünkü “araç giydirme” için gereken folyonun istediğimiz renklerde olanları bulunamıyor. Arabanın içini tamamlamam için her şey hazır; sürekli farklı işlere atlamak zorunda kalmaktan, bir konuya yoğunlaşıp tamamlayamıyorum.
Bir yandan seyahatin yakınlaşmasıyla heyecan ve gerginlik de artıyor tabii. Her ne kadar önceki seyahat deneyiminden sonra, yenisi benim için daha az “bilinmez” ise de, farklı bir coğrafyaya, farklı bir kültüre ve çok daha önemlisi, uzun yıllar dünyaya kapalı yaşamış bir topluma gidiyorum. Aslında çok da yabancısı olduğum coğrafya ve kültür değil: 1989-93 yılları arasında birkaç kez Kazakistan’ın kırsalında, yine 1989’dan bu güne kadar onlarca defa da Gürcistan’ın hemen her yerinde gezmişliğimin olması, nelerle karşılaşabileceğim konusunda -en azından- tahminde bulunmama yardımcı oluyor. Ama, yine de bir “bilinmeze yolculuk” bu. Önceki seyahatimde bunu daha yoğun yaşamıştım. “İyi ki,” diyordum, “…ilk durağım Halep. Hem iyi bildiğim, hem de çok sevdiğim bir şehirdir”. Şimdi de ilk durağım Batum olacak; hem iyi bildiğim, hem de sevdiğim bir şehir.
Aslında bu seyahat stresi yola çıkana kadar sürer. O gün, eşinizle, arkadaşlarınızla, komşularınızla vedalaşıp marşa bastığınız an kaybolur. Yerini, hazırlık döneminin kahreden stresinden kurtulmuş olmanın rahatlığına, ama bir yandan da, bitmek bilmez kilometreleri katederken çekeceğiniz yalnızlığın hüznüne bırakır. İlk birkaç gün; sonra o hüznü de atarsınız üstünüzden. Zaten her gününüz yoğun, her gününüz tempolu, her gününüz yorucu geçer; ne hüzünlenecek, ne özleyecek zaman bulursunuz. Ya direksiyon sallıyorsunuzdur, ya web sayfanıza yazı yetiştiriyorsunuzdur, ya çektiğiniz fotoğrafları derliyorsunuzdur, ya bir yerlerde otel arıyorsunuzdur, ya da saplandığınız bir çamur deryasından arabanızı kurtarmaya çalışıyorsunuzdur.
Şimdilik bu kadar. Yarım bıraktığım diğer işlerime dönmeliyim Yola çıkış tarihi için halâ 11-12 Nisan’da ısrar ediyorum. Ama olası bir gecikmeye de hazır olmak lâzım.
Ali Eriç
İstanbul, 18 Mart 2009

 

Anasayfa | Başlarken | Araç ve Hazırlık | Rota | Ülkeler | Destekçiler | İletişim


Facebook Paylaş